Ben siyasetten anlamam. Yadırgayanların olabileceğini göze alarak bu yazıyı yazıyorum. Çünkü insanın yazası geliyor.
Günümüzün Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan 1998 yılında okuduğu şiir yüzünden hapse girmiş bir zattır. Nasıl bir sistemimiz var ki bu zat aynı zamanda uzun yıllardır Türkiye Cumhuriyetini yöneten kişi. Sadece bu ikisini yan yana getirdiğimizde bir şeylerin yanlış olduğunu rahatlıkla görebiliyorum. Bunu görmek için çok zeki ya da siyasetten çok anlamak gerekmiyor sanıyorum.
Şimdi gelelim günümüze. Uzun zamandır AKP’nin önde gelenleri; Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında yıpratıcı ve TSK’yı sindirmeye inandıklarını gösteren ama sadece yanıldıklarını gören söylemleriyle gündeme çıkıyorlar. Bu zatların amaçları o kadar ortada ki kabak gibi demekten kendimi alamıyorum. Dışarı çıkıyorum ve o kadar çok AKP karşıtı halk görüyorum ki hala seçimlerde nasıl önde olduklarına bir anlam veremiyorum. Anlam veremediğim bir çok olaylar oluyor Türkiye’de. Ama bilgim ve tecrübem satırlara dökmeme yetmiyor maalesef.
AKP’nin TSK’ya karşı yaptıkları olası bir darbe ihtimalini önlemek amaçlı olduğu konuşuluyor. Bende şunu söylüyorum. TSK darbe yapmaz ya da AKP’nin iğrenç söylemiyle suikast yapmaz. Suikast yapacak bir katil öldüreceği kişinin krokisini cebinde taşımaz, aklında mıh gibi saklı tutar tüm bilgilerini. TSK’nın yapmak istediklerini o dakika gerçekleştirebilecek gücü vardır, darbenin ihtiyaç duyulduğu bir ortamda da o dakika hükümet kendini demir parmaklıkların arkasında bulur.
Türkiye halkından tek isteğim AKP’nin iğrenç söylemlerine inanarak Türkiye’nin ayakta kalmasını sağlayan tek kurum TSK’nın yıpratılmasına izin vermeyin. Unutmayın ki Türk Silahlı Kuvvetleri Türkiye Cumhuriyeti için her türlü fedakarlığı yapmış ve bundan sonra da yapmaya devam edecek büyük bir güçtür. Hangi Türk bu gücü kaybetmek ister ki.